logo

reklam

PROF. DR. RECEP DEMİRHAN : TÜRKİYE’NİN İKİNCİ BÜYÜK ŞEHİR HASTANESİYİZ

 

Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Başhehimi Prof. Dr. Recep Demirhan, gazetecilere makamında covid-19 aşılama süreci ile ilgili bilgiler verdi. Demirhan, korona vakalarının oldukça azaldığını ifade ederek, vatandaşların içini rahatlatırken, aşılanma konusunda ise teşvik edici bilgiler paylaştı.

 

“SAĞLIK ÇALIŞANLARININ AŞILARI BİTMEK ÜZERE”

Sağlık Bakanlığı genelgesinde aşılanma için öncelikli olan sağlık çalışanlarının aşılanmasının 18 Ocak itibarıyla sona ereceğini hatırlatan Recep Demirhan, hastanelerinde çalışan 4100 kişinin 3500 civarındakilerin aşılandığını belirterek, bunların arasında covid-19 geçiren ve 3 ayı dolduranların da olduğunu bildirdi.

 

“TÜRKİYE’NİN İKİNCİ BÜYÜK HASTANESİYİZ”

Prof. Dr. Recep Demirhan, Kartal Şehir hastanesinin, Ankara Şehir hastenesinin ardından Türkiye’nin en büyük hastanesi olduğunu ifade ederek, bir ay içerisinde 330 bin hastaya hizmet verdiklerini belirtti. Demirhan, Ülkenin her köşesinden kendilerine hastalar geldiğini, yanlızca korona değil, birçok branşta hizmet verdiklerini, zor ve büyük işlerin yapıldığı 302 bin metrekare alana sahip, sadece acil servisinin dahi 11 bin metrekare olan, 30 tane eğitim kliniği, 20 tane de eğitim olmayan kliniğe sahip, 50 ayrı branşta hizmet veren, 750-800 doktoru olan bir hastane olduklarını hatırlattı.

11 MART’TAN İTİBAREN 295.270 HASTAYI MUAYENE ETTİKLERİNİ, BUNLARIN İÇİNDEN 71.000 TANESİ POZİTİF ÇIKTI

Kartal Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Recep Demirhan, hastanede günde 6 bin covid-19 testi yapabildiklerini ve sonuçlarını da 5 saatte verebildiklerini belirterek, Covid-19’un ilk görüldüğü 11 Mart’tan itibaren 295.270 hastayı muayene ettiklerini, bunların içinden 71.000 tanesi pozitifti. Bunlardan 653 hastayı kaybettik. Bugüne kadar 424.298 test yaptıklarını söyledi. Dün itibarıyla 314 tane poliklinik yaptıklarını bununla beraber 732 adet test yaptıklarını buradaki test sayısının fazlalılığının ise korona olmayan diğer hastalara da bu testi uyguladığımız için çıktığını hatırlatarak, hastane personelinden de 910 kişinin bu enfeksiyonu geçirdiğini ancak bunların içinde can kaybı olmadığını söyledi.

 

“DEMİRHAN İLK AŞIYI KENDİM OLDUM”

Demirhan, son olarak alınan tedbirler ve yasaklar kapsamında pozitif olayların düştüğünü, bu oranın yüzde 10 seviyelerine gerilediğini ifade ederek, şu an için hastanede 115 pozitif hasta yattığını bunlardan, 25 kişinin yoğun bakım servisinde olduğunu, bulardan 15 tanesinin entübe olduğunu belirterek, aşı olmak için bir zorunluluk bulunmadığını ancak “halkın yüzde 70’ini aşılanabilirse bu hastalığı önleyebiliriz” diye de hatırlatarak, hastanede ilk aşıyı da kendisinin olduğunun altını çizdi.

“AŞININ HİÇBİR ZARARI YOK”

Prof. Dr. Recep Demirhan, aşı olmaktan kaçınanlar için ise bu tür aşıların yan etkileri olmadığını hatırlatarak, bunların cansız yani inaktif aşılar olduğunu korkulacak birşey olmadığını, bu aşıların nerde üretildiğinin önemi olmadığını, aksine en rahatının bu aşılar olduğunu, tam aksi olarak Almanya’nın ürettiği aşılarda ise tereddüt edilmesi gerektiğini, çünkü onların RNA teknolojisi üzerinden çalıştığı için genler üzerinde değişiklik yapabileceğinin bilinmesi gerektiğini, halbuki bu uyguladıkları aşının sadece mikrobu vucuda tanıtarak, antikor üretmesini sağlamak üzere tasarlandıklarını, tıpkı çocuklara yapılan difteri tetanos ve kızamık aşıları gibi olduğunu, şu anda vurdukları aşının çin menşeeli olduğunu, zaten aynı firmadan yıllardır çocuklara vurulan aşıların temin edildiğini söyledi.

“AŞIYI REDDETMEK İHANET GİBİ BİRŞEY”

Prof. Dr. Recep Demirhan, Dünya’da bu aşıların çeşitli ülkelerce imal edildiğini belirterek, korona mikrobunun da ortadan kalkması için aşılanmak gerektiğini ifade ederek, ilk aşı bulunduğunda çok sevindiklerini “Bunu vurdurmayı reddedenlerin ise ihanet gibi birşey yaptıklarını” belirtti.

“AŞI UYGULAMA MERKEZİMİZDE GÜNDE 3000 AŞI UYGULANIYOR”

Demirhan, hastanenin, Bolu’dan Bostancı’ya kadar önemli bir bölgeye hitap ettiğini hatırlatarak, eski acilin olduğu bölümü aşı uygulama merkezine çevirdiklerini, burada günde 3 bin aşıyı yapabildiklerini, burada herhangi bir ihtimale karşı komplikasyonlara karşı bir de doktorların olduğu bir bölüm olduğunu söyleyerek, buranın da ilk müdahele, canlandırma yani rezidasyon görevi yaptığını ve bununla birlikte önemli bir görevi ifa ettiklerini söyledi. Recep Demirhan bugüne kadar 3500 civarında aşı uyguladıklarını ve bunlardan yan etki gösteren yada müdahele gerektiren bir durumun oluşmadığını ifade etti.

AŞI OLANLAR MASKE TAKMAYA DEVAM EDECEKLER Mİ?

Demirhan, aşı olanların dahi maske kullanmaya devam edeceklerini ifade ederek, “Aşının ikinci dozundan sonra dahi hijyen ve mesafe önlemlerini sürdürmemiz gerekiyor.” dedi.

AŞILARINI TAMAMLAYANLARDA KORONA RİSKİ DÜŞÜYOR MU?

Prof. Dr. Recep Demirhan, “Aşı uygulamasının her iki dozunu da yaptıranların büyük bir ihtimalle bu virüse yakalanmayacağını, toplumun yüzde 70’lik kısmını aşılayabilirsek, bu korona illetini yeneceğimizi düşünüyoruz. Bizim de bu konuda bir sloganımız var. ‘Aşı candır, aşı hayattır” dedi.

KALP HASTANESİ’DE PLANLANIYOR
Hastanelerinin yanında hizmet veren Koşuyolu Kalp Hastanesi’nin de Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi kampüsüne dahil edileceğini de söyleyen Demirhan, ” 500 yataklı Koşuyolu Kalp Hastanesi’de yenilerek hastanemiz bünyesinde dahil edilme planları mevcut. Sağlık Bakanlığının bu yönde çalışması var. Ayrıca yıkılan diğer binamızın yerine de Onkoloji hastanesi yapılacak”dedi.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ