logo

reklam
23 Eylül 2013

ARİF ÖZDEMİR’İN ADAY ADAYLIĞI AÇIKLAMA TÖRENİNE YOĞUN KATILIM OLDU

“Times New Roman”,”serif”;mso-fareast-font-family:”Times New Roman”;mso-ansi-language:
TR;mso-fareast-language:TR;mso-bidi-language:AR-SA”> CHP Maltepe
belediye başkan aday adayı Arif Özdemir “Tarihi Buluşma” diye nitelendirdiği
adaylık açıklamasını yaptı.17 Eylül 2013 saat 19:30′da CHP Maltepe ilçe
örgütünde tarihi bir kalabalık vardı. Arif Özdemir saatler 19:00′u
gösterdiğinde CHP Maltepe ilçe örgütüne kalabalık partililerin sevgi
tezahüratları ile geldi.

Cumhuriyet
Halk Partisinde ender gördüğümüz kalabalık partililer, parti katına ve üst
katının kolidorlarına sığmadılar.

Zaman
zaman izdihamların yaşandığı “Tarihi Buluşmaya” CHP Maltepe ilçe başkanı Hasan
Solmaz, Ataşehir belediye başkan yardımcısı ve CHP Pendik belediye başkan aday
adayı İsmail Kabakçı, CHP Maltepe belediye başkan aday adayları Süleyman
Kıpırtı, Ömer Ekşioğlu, Engin Özkan, Selma Oya Akay, CHP Maltepe belediye
meclis üyeleri, CHP Maltepe belediye meclis üyesi aday adayları, Sivil toplum
kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.

“Maltepe Değişecek, Halk Yönetecek” sloganıyla kürsüye gelen Arif Özdemir,
iddialı açıklamalarda bulundu.

Maltepelinin
Halini Arif Olan Anlar sözleriyle konuşmasına başlayan CHP Maltepe belediye
başkan aday adayı Arif Özdemir şunları söyledi.

Özdemir “Sayın İlçe Başkanım, ilçe yöneticilerim; değerli basın emekçileri;
sevgili ailem, dostlarım, arkadaşlarım. Beni yalnız bırakmadığınız için
hepinize çok teşekkür ederim. Hoşgeldiniz!

Kısaca
kendimi tanıtmak gerekirse; 1960 Sinop Ayancık doğumluyum. 1969 yılında
geldiğim Maltepe de hala ikamet etmekteyim. Mali Müşavirim, evli ve iki çocuk
babasıyım. İşletme fakültesi mezunuyum.

1985
yılında iş hayatına atıldım. 30 yıla yakındır SMMM olarak Maltepe de iş hayatım
devam ediyor. Bir çok S.T.Ö görev aldım, yöneticilik ve başkanlık yaptım. Halen
MM derneği başkanlığı ve Oda temsilciliği görevlerini yürütmekteyim. 1980
yılına kadar CHP Gençlik Kolları’nda çalıştım. 12 Eylül’den sonra 94 yılında
DSP’ye üye oldum ve DSP’de İlçe ve İl Yönetim Kurulu’nda yönetici olarak
çalıştım. 2002 yılı genel seçimlerinden sonra DSP’den ayrılarak CHP üye oldum.
Halen Bağlarbaşı mahallesinden ilçe kongre delegesiyim. Masiad, ADD, Çevre
Platformu, Nükleer Santral Karşıtları platformunda üyeyim ve İst. Sinoplular
Derneği Kurucu Genel Başkanıyım.

Herkesin
bildiği gibi buluşmamızın amacı belediye başkanlığına aday adayı olmam. Fakat
tabi ki hiçbir şey siyasetten bağımsız değil. Yani dünyanın ve ülkemizin
içinden geçtiği zor günleri değerlendirerek başlamak istiyorum. Ülkemiz mevcut
hükümet tarafından oldukça tehlikeli bir sürecin içine itiliyor.

2 yıldan
uzun süredir Suriye’de sürmekte olan savaşa Türkiye, çetelere destek vermek
suretiyle taraf edilmişti zaten. Ama şimdi sıcak çatışmaya sokulmaya
çalışılıyoruz. Ben böyle bir savaşı, yani emperyalistlerin kâr hırsı için masum
insanların katline neden olan bir savaşı reddediyorum.

Bu savaşın bedelini 2 yıldır mevcut yönetim bize ödetiyor, saklamaya çalışıyor
ama son ekonomik veriler gerçekleri ortaya koyuyor. Halkımız bu kanlı savaşa
ortak olmak istemiyor. Bizim paramızla çetelere silah yardımı yapılmasını
istemiyoruz. Öte yandan hükümet, sokaklarda demokratik taleplerini dile getiren
gençlerimize, halkımıza zulmetmeye devam ediyor. Daha birkaç ay önce bu zulüm
nedeniyle 5 insanımızı kaybettik. Son olarak da Ahmet Atakan kardeşimizi
yitirdik. Hastanede can çekişen Berkin evladımıza da acil şifalar diliyorum.
Onları anmadan geçmek halka ve demokrasiye ihanet olur. Fakat asıl ihanet,
direnişten gerekli dersleri çıkarmamaktır.

Yani
artık devlet, partiler, kurumlar vs. bir icraatta bulunurken halkı dikkate
almalıdır. Bizim anlayışımız da budur. Halka rağmen yönetim biçimi doğru
değildir.’‘ Memleketin nasıl yönetildiğini anlamak mı istiyorsunuz? Onun
müziğine kulak veriniz. Nerede güzel eserlerden oluşmuş uyum vardır. Orada
adalet ve erdem hüküm sürer.’‘ demişti M.Ö Konfüçyüs. Peki geçerli mi hala hiç
şüphe yok ki hala çok haklı ünlü düşünür. Diğer taraftan gerçek olan bir nokta
var ki o da eşitlik ancak adalet sağlandığı taktirde anlam kazanır. Erdem ise
bu süreci ayrım gözetmeksizin sürdürülebilir düzeyde halkın tamamına yaymakla
mümkün olur.

Memleket
dahilinde her bir damının kokusunu içimize çekmeden ne insanları anlayabiliriz
ne de insanlara kendimizi anlatma fırsatı bulabiliriz.

Bu düşünceyle aday adayı oldum ve temel amacım halkımız ve örgütümüzle
iletişime dayalı bir belediyecilik anlayışını hayata geçirmektir.

Öncelikle
böyle bir belediyecilik anlayışını inşa edebilmek için buna uygun yönetim
organları oluşturmak gerekiyor, yani kurumsal bir yapı gerekiyor. İnsanların
sokaklarındaki bir çukuru kapattırmak için bile belediye başkanına yada
yardımcılarına ulaşmasını gerektiren bugünkü anlayışı değiştirmemiz gerekiyor.

Belediye,
herkesin görevinin hem kağıt üzerinde hem de pratikte tanımlı olduğu bir
organizasyona sahip olmalıdır. Belediye başkanı, yardımcıları vs. ise bu
yönetim organlarının işleyişini denetlemelidir. Kısacası her şeyin başkandan
sorulması ve beklenmesi ilkel bir anlayıştır. Fakat bütün bunlara rağmen halk
bir kütle ve örgütsüzken insanlarla tek tek nasıl iletişim kurulabilir?
Teknoloji kullanılmalıdır tabi ki ama hiçbir teknoloji yok ki insan
ilişkilerinin yerini tutsun ve hiçbir insan yok ki bir e-mail ile empati
kurabilsin, sorununa çözüm üretebilsin.

Vatandaşların
belediyeye e-mail atması ve belediyenin bilgi işlem dairesinin mesaja otomatik
bir cevap vermesi de, belediyenin çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmesi
de halkla ilişkiler değildir. Halkla gerçek bir ilişki kurulabilmesi için hem
belediye bizzat halka ulaşmalıdır, hem de halk örgütlenmelidir. Halka hizmet
götürülmesi yetmez, önemli olan talep edilen hizmeti götürebilmektir. Elektriği
olmayan Tunceli’de bir köye buzdolabı yardımı yapılması halktan kopuk bir
yönetim örneğidir. Yani halkla ilişkiler demek, belediye açısından talep
tespiti demektir.

Belediyecilik
anlayışımızı aktardıktan sonra projelerimize değinmek isterim.

Teknopark Maltepe Projesi, Kentsel Dönüşüm Maltepe, Sosyal
Belediyecilik, Gençlik ve Kadın, Trafik ve Ulaşım, Gıda Bankası, Gıda Denetimi
ve Hayat Pahalılığı gibi projelerimiz öngördüğümüz belediyecilik anlayışının
bazılarıdır.
Yasal olarak yapılması gerekenlere burada yer
vermedik onlar zaten yapılacak işlerdir. Her şeyi aktarmak zor tabi ama en
önemli meseleden başlayayım.

Maltepe
büyük ve genç bir nüfusa sahip olmasına rağmen yüksek derecede istihdam
yaratacak yatırımlara ev sahipliği yapamıyor. Dolayısıyla işsizlik artıyor. Bu
problemin aşılabilir olduğunu düşünüyorum. Öncelikle Maltepe’yi akla ilk gelen
ilçelerden biri yapmak gerekiyor. Maltepe’nin marka değerini artırmak için
birçok çalışma yapılabilir. Gençlik festivalleri, turnuvalar, yarışmalar
düzenlenmelidir. Bunların yanında ilçemizde en az 2-3 tane üniversite mevcut.
Fakat Maltepe, üniversitelerin ne özgürlük ortamından, ne bilimsel
altyapısından, ne de ekonomik potansiyelinden yararlanabiliyor. Çünkü
insanların birbirinden kopukluğu gibi, üniversiteler de birbirinden ve
toplumdan kopuk. Yanlış anlaşılmasın ilçe bazlı bir kalkınma planı yapalım
demiyorum.

Ama
üniversiteler ve belediye işbirliğiyle Maltepe’ye yatırım çekmek, istihdam
yaratılmasına olanak sağlamak mümkün. Nasıl mı?

Belediye
yer, bina tahsisiyle üniversitelerle teknopark kurabilir. Üniversiteler de
Ar-Ge faaliyetinde bulunarak şirketlerin ilgisini çekecektir. Böylece hem
ilçemizin marka değeri yükselmiş, hem de istihdam için olanak yaratılmış olur.
Fakat şirketlerin yatırımlarını ilçemizde yapacaklarının garantisi var mı diye
düşünülebilir. Bunun için şirketlerle anlaşma yaparak, bu anlaşmalara maddeler
konularak yatırım garantisi sağlanır. Ayrıca özendirici olması için ilçemize
yatırım yapan şirketlere Ar-Ge çalışmalarında ayrıcalık tanınabilir. Kısacası
bunlar imkansız şeyler değil, sadece vizyon gerekiyor.

Bu proje
çok üzerine titrediğimiz bir proje çünkü hem ekonomik kalkınma getirme, hem de
ilçemizin sosyal ve kültürel dokusunu modernleştirme potansiyeline sahip.
Şüphesiz toplumun modernleşmesi gerektiğini söylemek, insanlarımıza dönük bir
suçlama değil, koşulların yarattığı sorunların tespitidir. İşte biz, bu
koşulların yarattığı tüm sorunlara dair bir şeyler yapmak için bir adım öne
çıktık.

HAYAT PAHALILIĞI – GIDA DENETİMİ – GIDA

Bütün bu istihdam koşullarından ve işsizlikten bahsettikten sonra bir garipliğe
değinmek istiyorum. Maltepe’de gezmeye, dolaşmaya, yemeğe çıktığınızda, sanki
turistik bir bölgedeymişsiniz izlenimi veren fiyat politikalarına maruz
kalıyoruz. Pek tabi ticaret önemli ama her şeyin bir vicdani sınırı olmalıdır.
Öte yandan pek çok yerde yüksek fiyatlara kalitenin eşlik etmediğine de şahit
oluyoruz. Yani bunları denetleyecek bir mekanizma zaten olmalıdır fakat
geleneksel ceza verme usulünün yerine eğitim verilmelidir. Yani insanlara seçim
yapabilmeleri için bilgi verilmeli, ticaretle uğraşanlara da sağduyulu olmanın
uzun vadede daha kazançlı olduğu öğretilmelidir. Yani işletmeler üzerinde
devlet baskısı değil tüketici baskısı örgütlenmelidir.

Ülkemizin
mevcut ekonomik durumu ve yapısal sorunları nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç
malzemelerini karşılamakta yetersiz kalan ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza gıda
bankası projemizle destek olmayı amaçlıyoruz. Gıda bankasından ihtiyaç sahibi
Maltepeli vatandaşlarımız süper marketten alışveriş yapar gibi yararlanacaklar.
Kaynağını sorarsanız;kurulması planlanan bir dernek aracılıyla Gıda Bankası
ilçemizde yaşayan dar gelirliler için onların gönüllerine açılan bir kapı
olacaktır. Belediyenin kasasından bir kuruş para çıkmadan bizimle ortaklık
yapan firmalar gıda bankasına bağışladıkları malları faturalandırıp gelir ve
kurumlar vergisinden düşecekler, KDV’den de muaf olduklar için onlara ayrı bir
maliyet getirmeyecektir. Vatandaşlarımızı incitmeden çağ dışı manzaralara
meydan vermeden ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflemekteyiz.

KENTSEL DÖNÜŞÜM

Kendi konutunun mevcut halini koruyarak yerinde dönüşüm isteyen yurttaşların
kararlarına saygı duyacağız. Eğer bu vatandaşlarımızı kentsel dönüşüme
zorlayacak durumlar yaratılır ise belediyemiz her türlü dayatmanın karşısında
olacaktır.Kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen yurttaşlarımıza ise hukuki
destek sağlanıp belediye bünyesinde kurulacak olan denetim bürosu aracılıyla
projenin her aşamasını denetlemeyi planlamaktayız.

E-5 üstünde imarsız olan mahallelerin imara açılması sırasında halkın yararı ön
planda tutulacak çevre faktörü göz ardı edilmeyecektir. İşte başta anlatmaya
çalıştığım belediyecilik anlayışını yerleştirdiğimizde, yani halk yönetime
dahil olduğunda sosyal demokrat belediyecilik uygulanmaya başlanmış olacaktır.

SOSYAL BELEDİYECİLİK

Sosyal politikalar ve yerel yönetimler hızlı sanayileşmenin ortaya çıkardığı
sosyal sorunları çözmeye ve özellikle işçi sınıfını ve yoksulları bu
sorunlardan korumaya yönelik olmalıdır. Sosyal belediyecilik aynı zamanda adil
gelir dağılımını sağlayacak belediyeler bu noktada yerel kalkınmanında önünü
açacaktır.Sosyal demokrat belediyecilik her konuda atılım yaparak öncü konumda
olmalıdır. Sosyal demokrat belediyelerin özellikle ilçemizde kent konseylerini;
muhtar ve ihtiyar heyetleri ile mahalle temsilcilerimizden oluşan bir yapıya
kavuşturup çalışmalarını ortaklaştırarak işlevsel bir hale getirmeyi
planlamaktayız.

KADIN VE GENÇLİK

Ülkemizde
gelişen teknoloji ile birlikte özellikle kadınlarımız ve gençlerimiz için sanal
alem ortamında bir araya getireceğimiz sosyal bir politika oluşturma anlamında
onların görüş ve fikirlerinden faydalanmak, toplum sorunları ile ilgili
politika oluşturup ortam hazırlama, partimizin programı doğrultusunda sürece
katarak yapılacakları ve yapılması gerekenleri paylaşmak, çoğulcu ve katılımcı
anlayışla partimizin örgütlenmede fark atacağımıza inanmaktayız. Ayrıca
kadınlarımızın ve gençlerimizin ihtiyacı olan E kütüphane, spor, salonları,
kreş, sığınma evi, bakım evi, meslek kursları gibi üretkenliklerini devamlı
kılacak kurumları hayata geçirerek üzerlerinde ki baskıyı hafifletmek
önceliklerimiz arasındadır.

Toplumla
ilişkiler kurularak partililerimiz buralarda hem üye hem de yönetim
organlarında görev almalıdır. Hatta her partilimiz bir çok STK da üye olmalı ve
en az birinde aktif görev almalıdır. Bu örgütlü çalışma partimize ve
üyelerimize çok şey kazandıracaktır.

Partimizin
iktidarına giden yol üyelerimizin bu S.T.Ö görev almalarından geçer. Değerli
arkadaşlarım, bu alanlar asla boş bırakılmamalıdır. Belediyelerimiz hem kendi
ilçelerinde, hem de iktidar olamadığımız ilçelerde bu süreci çalıştırmalı ve
yönlendirmeliler. Bir örnek verirsek, Maltepe’de 16-17 tane spor klubü
mevcuttur. Kaç tanesinin yönetiminde partililerimiz etkin veya icra
organlarında görev almışlar, buralara üye bile değiliz. Bu klüplere giden gelen
veya okul aile birliklerine gelen giden çocuk ve aile sayısı hiçte
azımsanmayacak kadar fazladır. Bu nedenle kesinlikle örgütlü bir şekilde
çalışılmalı ve takip edilmelidir. Bu çalışmalar bizim hem genel iktidarımıza,
hem de yerel iktidarımıza katkıda bulunacaktır.

Sevgili
partililer, diğer yandan üyelerimiz hiç olmazsa bir S.T.K da aktif görev almış
olacaktır. Vatandaşlarımız ne kadar çok S.T.K ya üye olursa o oranda
demokrasimizde gelişmiş olacaktır. Bakın İskandinav ülkelerinde nüfus 7-8
milyon ortalama iken, S.T.K lara kayıtlı üye sayıları 40-50 milyondur. Yani bir
kişi 8-10 derneğe kayıtlı ve en az bir tanesinde aktif olarak çalışıyorlar.
İşte oralarda sosyal demokrasi böyle gelişmiş, katılımcı – özgürlükçü ve
eşitlikçi şekilde gelişme kaydetmişlerdir. Bizler neden bunları yapmayalım.

Problemleri
aşmanın yegane yolu halktan ve örgütten kopuk olmamaktır. Bütün başarılı
yönetimler halkın desteğini almak ve halkın gücünü hissetmekten geçer. Fatsa ve
Dikili Belediye Başkanı bu duruma en iyi örnektir. Bizler böyle bir
belediyecilik anlayışını hak ediyoruz ama hak etmek yetmez, mücadele etmek
gerekir. Kendimiz için, halkımız için, çocuklarımız için ve direnişte ölen
kardeşlerimizin boşa can vermediğini göstermek için, hayatımız için mücadele
etmek gerekiyor. Esas demokrasi böyle olur, gelin hep beraber talep edelim.

MALTEPELİNİN HALİNİ; ARİF OLAN ANLAR!

Sözlerime
son verirken bu toplantının düzenlenmesinde emeği geçen tüm parti emekçilerine,
başta sayın ilçe başkanıma, yöneticilerimize, çalışma arkadaşlarıma, basınımıza
en önemlisi siz değerli katılımcılara tekrar teşekkür ediyor saygılarımı
sunuyorum.

“HALK İÇİN HALKLA BERABER
YENİ BİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI KURALIM”
dedi.

 

 

Etiketler: » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?