logo

reklam
26 Aralık 2011

İSTANBUL ANADOLU YAKASI GAZETECİLER DERNEĞİNİN 2. OLAĞAN KONGRESİ YAPILDI.

İSTANBUL
ANADOLU YAKASI GAZETECİLER DERNEĞİNİN 2. OLAĞAN KONGRESİ YAPILDI.



ÜMİT KAHYAOĞLU İLE YENİ BİR HEYECAN

18 Aralık 2011 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası Gazeteciler Derneği (Aygad) 2.
Olağan kongresi bayram havası içerisinde Tuzla’da gerçekleşti.

Dernek Başkanı Hakan Manici’nin açılış konuşması ile başlayan kongrede Divan
Başkanlığını Kenan Çakal yürüttü.

Hakan Manici konuşmasında, “Derneğimizin her yıl Aralık ayında kongresi
yapılmaktadır. Bu derneğe ayrı bir heyecan, ayrı bir ivme getirecektir. 2011
yılı yeni kurulan derneğimiz için doğal olarak zor ve yoğun bir yıl oldu. Bu
zorlukların üstesinden geldiğimiz gibi eğitim programı gibi bir faaliyette
bulunmamız, derneğimizi tanıtıcı çalışmalar yapmamız derneğimizin devamı
açısından çok önemliydi.” dedi.

Eski Başkan Manici, “Bugün seçilecek olan yeni yönetimin çok daha fazla
çalışarak, gazeteci dostlarımızla çok daha fazla kaynaşarak hep horlanmış ve
sadece flaş patlatan gazeteciler konumuna getirilmeye çalışan biz gazetecilere
daha iyi bir gelecek sağlayacağına inanıyorum.” dedi.

Faaliyet ve denetleme kurulları raporlarının okunması ve onaylanması sonrası
seçimlere geçildi.

Ümit Kahyaoğlu
başkanlığındaki yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu.

Yönetim Kurulu : Necmi Sezen, Ömer
Faruk Gerçek, Dilek Kaya, Cengiz Doğan, Halil Topal, Aytekin Yaşar, İbrahim
Şahin, Kader Gür, Oktay Eroğlu, Kadir Toprakkaya, Yasemin Eryıldız, Sevgi
Ercan, Hakan Manici, Kubilay Öztürk, Recep Karakoç, Yaşar Şimşek, Selahattin
Şimşek, Halil Güler, Sedat Savaş, Barış Aslan, Fatih Çömert

Denetim Kurulu : Enver Tuksal, Ahmet
Işıkdağ, Musa Has, Çağrı Kaya Horata, İsmet Akkoç, Kanber Yıldırım.

Disiplin Kurulu : Tamer Aydemir, Selim
Akdoğan, Yaşar Kaba, Murat Çaltepe, Cengiz Yaprak, Ruhi Denizeri

Genel Kurulun dilek ve temenniler bölümünde söz alan üyeler derneğin ilk
kuruluş yılı olmasına rağmen çok iyi faaliyetler yaptığını ve bunun için başkan
Hakan Manici nezdinde tüm yönetim kuruluna teşekkür ettiklerini belirttiler.
Başkan Hakan Manici ise yönetim ve denetim kurulunda bulunarak kendisi ile
beraber hizmet sunan tüm üyelere bir plaket takdim etti.

Daha sonra
söz alan yeni Başkan Ümit Kahyaoğlu, hizmet süresince yapacaklarını anlattı.

Kahyaoğlu konuşmasında şunları kaydetti,” Değerli meslektaşlarım, kıymetli
misafirler! Derneğimizin bu önemli gününde aramızda bulunmanızdan ötürü hoş
geldiniz diyor, hepinizi muhabbetle selamlıyorum.

Selamlaşma konuşmalarında basın mensupları da zikredilir. Ancak konuşmacı da
bizim gibi bir basın mensubu olunca meslektaşlarım hitabının siz değerli
gazeteci arkadaşlarımızı da kapsadığı hepinizin malumu.

Değerli dostlar, biz gazetecilerin başta gelen işlerinden biri de etkinlikleri
takip edip haberleştirmektir. Fakat bugün farklı bir durum yaşıyoruz. Bugün
takip edilecek bir işi bizzat kendimiz yapıyoruz. Bunu haberleştirecek olan da
yine bizleriz Yani bugün haberin kendisi de biziz, habercisi de. Bu da işimizin
güzel bir cilvesi olsa gerek.

Kıymetli arkadaşlar, basının öneminin hepimiz farkındayız. Basının önemini
vurgulayan sözleri de hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunları tekrar etmenin bir
anlamı olmadığı kanaatindeyim. Zaten bu önemin farkında olduğumuzdan bugün
buradayız. Bugün,bir yıl önce birlikte kurduğumuz Anadolu Yakası Gazeteciler
Derneğinin genel kurulu için toplandık. İnşallah burada vereceğimiz kararlar
hayırlı olur ve bu hayırlı kararlarla yönetime gelecek arkadaşlarımız hayırlı
işlere imza atarlar.

Türkiye’de yerel medyanın sorunları malumunuz. Ancak bundan daha büyüğü
İstanbul yerel medyasının sorunlarıdır. Bunu hepimiz bildiğimiz halde ne yazık
ki bu sorunu etkili bir biçimde dile getiremedik. İşte derneğimiz bu sorunun
farkında olanlar tarafından bu sorunların halli için kurulmuştur.

Değerli arkadaşlar, Türkiye’de basının tarihi Batıda olduğu gibi çok eski
olmasa da yeni de değildir. 1826’da çıkan Takvim-i Vekayi ile başlayan bir
gazetecilik maceramız vardır ki bu yaklaşık 200 yıla tekabül eder. Gazeteciliğin
merkezi başlangıcından beri İstanbul olmuştur. Bugün de elan böyle devam
etmektedir. Yerel gazeteciliğimizin tarihi de eskilere dayanmaktadır.1800’lü
yıların sonlarında Anadolu’nun büyük şehirlerinde mahalli gazeteler çıkmaya
başlamıştır. Anadolu’da bugün de yerel gazeteler Batıdaki kadar olmasa da etkin
biçimde varlığını sürdürmektedir.

Ulusal basının merkezi olması dolayısıyla İstanbul’daki yerel gazeteler
Anadolu’daki kadar gelişme gösterememiştir.Ancak bu gelişmemişliği sadece bu
nedene bağlamak doğru değildir. Evet, bu önemli bir sebeptir. Ancak yegâne
sebep değildir. Bunda İstanbul’da faaliyet sürdüren biz gazetecilerin de payı
vardır. Şimdi, bu topluluğu bir aile gibi değerlendirerek özeleştiri yapmak
istiyorum. Bundan muradımız kendimizi hırpalamak değil, bu yolla daha iyiye,
daha güzele gitmek endişesidir.

Kıymetli arkadaşlar, gelişmiş toplumlarda basının yeri tartışılmaz. Bunun
yanında bir şeyin daha önemi tartışılmaz. O da sivil toplum kuruluşlarıdır.
Evet, basın bir güçtür. Yerel medya bir güçtür. Ancak sivil toplum gücü haline
gelmemiş bir basın çok da etkili olamaz. Anadolu yakasında yıllardır çıkan bu
kadar gazete olmasına rağmen bizi temsil eden bir derneğimiz yoktu. İşte biz
bir yıl önce siz değerli arkadaşlarımızla bu güce kavuşmak için yola çıktık ve
derneğimizi kurduk. Dernek haline gelmek, sivil toplum gücü oluşturmak
demektir. Muhatap alınmak demektir. Dikkat çekmek demektir. Söylediklerinize
kulak verilmesi demektir.

Yerel medya olarak sıkıntılarımız, sorunlarımız vardır. Bu sıkıntıların halli
için kurulmuş birimler de vardır. Ancak bu birimlerce muhatap alınmanın
koşulları vardır. O koşulların en başta geleni de şüphesiz bir dernek
olabilmektir. Dernekleştiğinizde muhatap alınırsınız. Dernekleştiğinizde bir
değer haline gelirsiniz. Organize olursanız bir güç olursunuz. Moda tabiriyle
söylersek organize olamayan güç güç değildir.

Sevgili dostlar, ulusal ve yerel medyamızı Batıyla karşılaştırdığımızda ilginç
bir durum görüyoruz. Türkiye’de çıkan ulusal ve yerel gazete sayısı Avrupa’nın
çok çok üzerindedir. Ancak durum tiraja gelince Batının bizi üçe, beşe, yirmiye
katladığını görüyoruz. Yani nicelik olarak kabarık sayılara sahibiz ama
niteliğimiz yani tirajımız yerlerde sürünüyor. Bunun onlarca sebebi vardır.
Bize göre bu sebeplerden biri de yerel medyanın kendi içinde
kurumsallaşamamasıdır. Uzun vadedeki planlarımızdan biri de kurumsallaşmaktır.
Bunun yolu da birleşmekten geçer. Kurumsallaşmak demek; çok sayıda ama az
tirajlı gazete yerine sayıca az ama tiraj bakımından güçlü gazetelerin çıkması
demektir. Bu bazı arkadaşlarımızın işsiz kalması demek değildir.Aksine bu yolla
daha çok gazeteciye istihdam alanı sağlanmış olacaktır. Bunun bir faydası da
yerel yönetimler ve piyasa tarafından daha bir ciddiye alınmak, daha bir saygınlık
kazanmaktır.Burasını bir aile meclisi olarak kabullenip itiraf edelim ki yerel
gazeteciler olarak en büyük handikapımız hem yönetim hem de halk tarafından pek
ciddiye alınmamaktır. İşte kurumsallaşma bu eksiğimizi, bu zayıflığımızı
ortadan kaldıracak; bize itibar kazandıracaktır.

İtibar zayıflığımızı gidermenin bir yolu da nitelikli yayın yapmaktır. Bizim
hedeflerimizden biri de çatımız altındaki gazeteci arkadaşlara gazetecilik
eğitimi veren üniversitelerle, gazetecilikle ilgili devlet kurumlarıyla işbirliği
yaparak eğitim verdirmektir. Kuşkusuz gazeteciliğin ve çağın gereklerine uyan
gazetelerin itibarı da artacaktır.

Kıymetli dostlar… Derneklerin bir işlevi de çatısı altında toplanan insanlar
için yeri geldiğinde bir liman olmaktır. Bizim gayelerimizden biri de yerel
gazeteciliğe nitelik kazandırmanın yanında gazeteci arkadaşlarımıza bir
haksızlığa uğradıklarında sahip çıkmak, haklarını aramak, sıkıntılarına çare
olmaya çalışmaktır.

Niyetimiz halistir. Yıllardır bu işin içinde olan bir arkadaşınız olarak
sıkıntılarımızı, sorunlarımızı biliyorum. Bu sıkıntıların aşılmasının yolları
elbette vardır. Birlik ve beraberlik anlayışıyla, elbirliğiyle her türlü
zorluğu aşabileceğimize inanıyorum. Gayemiz yerel medyaya itibar kazandırmak,
İstanbul’da bir yerel medya kültürü oluşturmaktır. Gayemiz, bir yerel
yöneticiye, bir işadamına yanlış bir adım attığında “acaba yerel medya ne der”,
sorusunu sordurabilmektir. Bunun yolu da mesuliyet sahibi olmaktan, mesuliyetin
gereklerini yapmaktan geçer. Önce biz mesuliyetimizi bileceğiz. Bu şuura sahip
olduğumuzda yerel medya olarak gücümüz de artacaktır, itibarımız da…

Yaptığımız işin değer bulacağı günlerin ümidiyle kongremizin hepimiz için en
hayırlı sonuçlar vermesini diliyor, hepinizi bir kez daha muhabbetle selamlıyorum.”

 

Etiketler: » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?