logo

reklam
23 Mart 2013

Şair Abdurrahim Karakoç anıldı


Yar, deyince kalem elden
düşüyor /Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor /Lambada titreyen alev
üşüyor /Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban… Pendik Belediyesi tarafından
düzenlenen anma programıyla geçtiğimiz sene yaşamını yitiren ve ‘Mihriban’
şiiriyle tanıdığımız, şiirin büyük ustalarından Abdurrahim Karakoç’un yaşamı,
fikirleri ve eserleri konuşuldu.

Pendik Belediyesi
tarafından geçtiğimiz yıl yaşamını yitiren günümüz âşık tarzı şiirinin büyük
ustalarından Abdurrahim Karakoç Anma Programı düzenlendi. Program çerçevesinde
akademisyenlerin yer aldığı bir panel gerçekleştirildi. Panelde Fatih Sultan
Mehmet Vakıf Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatih Andı, Prof. Dr. Hasan Akay, Yrd.
Doç. Dr. Zeynep Şerefoğlu ve Kültür Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Bahtiyar
Aslan şair Karakoç’un yaşamı, fikirleri ve şiirlerinde işlediği konulara
değinildi.

Halk şiirinin sesi gibiydi

Abdurrahim
Karakoç’un mahzun ve muzdarip bir simaya bürünmüş olduğunu belirten Prof. Dr.
Fatih Andı, onun tıpkı Anadolu gibi halk şiirinin sesi gibi biri. Abdurrahim
Karakoç denilince hemen aklımıza Mihriban şiirinin geldiğini ifade eden
Andı;  “Öldüğünde medya ‘Mihriban’ın
şairi öldü’ diye haberler yaptı. Ama aynı Abdurrahim Karakoç, ‘Hak yol İslam
Yazacağız’ şiirini de yazan şairdi. 
Karakoç, bir tarafıyla aşk, bir tarafıyla da inanç ve dava
adamıydı”dedi.  Prof. Andı, Karakoç’un
tek parti diktatörlüğünde geçen bir çocukluğu ve olan bitene kayıtsız kalmayan
bir kişiliğe sahip biri olduğunu belirtti. Hiçbir şiirinde şahsi durumunu yansıtmadığını
söyleyen Prof. Andı, “Şair, toplumsal öfkeyi mısralarına taşımıştır.
Şiirlerinde öfke dili hiciv bulunmaktadır. Şiirlerini dönemlere de
ayırabiliriz. 1950-70 arasında toplumsal tenkiti şiirlerine taşırken; 70-80
arası ideolojik dile dönmüştür. 1980’den ölümüne kadar ise hikmet ve iman
dilini yakalamıştır.”dedi.

“Mihriban’ın Şairi” demek yetmez

Hem hayatıyla hem de
şiirleriyle Abdurrahim Karakoç’un bir aşk ve iman adamı olarak hareket ettiğini
söyleyen Prof. Dr. Hasan Akay, şairin aşk üzerine konuşma hakkının kesinlikle
bir hassasiyet ve sorumluluğundan geldiğini ifade etti. Karakoç’un fikri
muhtevası üzerine konuşma yapan Yrd. Doç. Dr. Zeynep Şerefoğlu, öldüğünde
medyanın ‘Mihriban şairi öldü’ ya da ‘Türkiye’nin en milliyetçi şairi öldü’
şeklinde başlıklar attığını belirtti. Şairin fikrine ters düşen, halkın
yararına olmayan konular üzerine yüksek sesten konuşan biri olduğunu söyleyen
Şerefoğlu, “Abdurrahim Karakoç, dinin gelenekselliği ve bilinçten çok
reflekslerin oluşturduğu bir dünya içerisinde. Çok kısa bir siyaset yaşamı
vardır. Bunu da ‘Allah rızası için girdim. Allah rızasız için ayrıldım’
şeklinde cevaplamıştır.”dedi. Yrd. Doç. Dr. Bahtiyar Aslan, “İşte Abdurrahim
Karakoç’u doğuran bu gelenek – halk şiirini- devam ettirme durumudur.” dedi.
Panel sonunda Grup Vera, Abdurrahim Karakoç’un şiirlerinin bestelendiği
şarkılardan oluşan mini bir konser verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                       

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?